6 Haziran 2017 Salı

1- Her şeye mızıldanan çemçük ağızlı bir gelin

******************************************************************
'Bugün hayatımın en mutlu ve en özel günü' diyerek etrafındakilere şımarıklığı ve telaşesiyle  kan kusturur. Şımardıkça şımarır. Havalandıkça havalanır. Sanırsın o yaşına dek sadece düğünü için yaşamış, sırf bugüne hazırlanmıştır. Pamuk prenses ve külkedisi arası birşey gibi davranır.
Koca meraklısı ,evlilik ve gösteriş  delisi gibi davranır. Düğün boyunca 'ay ben koca buldum' dercesine deliler gibi göbek attıktandan sonra, düğünün sonunda 'hem ağlarım, hem giderim ' diye hüzünlenip herkesi duygulandırır. Kızım madem ağlayacaksın ne diye evleniyorsun?




2- Herkese para dağıtan damat
Gelini kuaförden aldığı andan itibaren Rockafeller gibi paraları saçmaya başlar bu garibim.
Manikürcüye bahşiş, ağdacıya bahşiş, kaş alana bahşiş, çaycıya bahşiş...
Ama bahşişlerle bitmez. Gelin başı ve gelinin peşinden kuaföre gelen gelinin tüm  akrabalarının saçları için paraları kuaföre bayılır. Parayı öderken de düşünmeden edemez;
'Müstakbel karımın başına residans mı yaptın  be vicdansız kuaför? 1000 tl'ye sadece gelin başımı yapılır. '
Yolda gelin arabasının önünü kesenlere, düğün salonundaki  garsonlara, fotoğrafçıya, müzisyenlere, kameramana vs verilen paralardan bahsetmiyorum bile.

3- Takı kuyruğunu dikizleyen kayınvalideler

Gelin ve damadın anneleri, radarlarını açıp takı kuyruğunda kim ne takıyor, tek tek bakarlar ve hafızaya alırlar. Gelin ve damadın yanında Ramses heykeli gibi durup, yüzlerindeki en içten pazarlıklı tebessümle iyi dilekleri kabul ederler. Ama akıllarında tek birşey vardır.
'Acaba daha önce başkalarına taktıkları çeyrek altın ve bilezikler geri gelecek midir?'

O esnada kim ne taktı kaçırırlarlarsa, sonradan başa sarar sara düğün kasedini izleyerek kim ne takmış öğrenirler. Hiç kurtuluşunuz yok. Doğru düzgün birşey takın.

4- Baldız baldan tatlıdır

Düğün salonunda en az gelin kadar sükse yapan kişidir. Salına salına düğün salonunda gezer. Gelin olan kız kardeşlerinin eteğini her türlü tehlikeden korurlar. Aslında asıl görevleri, düğün esnasında gelinliğin eteklerini korumaktır.
Henüz evlenmemişse, mutlaka ona da o düğünde bir kısmet çıkar. Görümcelerle arasında soğuk savaş vardır.









5- Görümce faktörü

Düğünün ağır toplarıdırlar. Saçlarıyla, giyimleriyle kız tarafını bir şekilde gölgede bırakmaya çalışırlar. Kocalarıyla mutlu aile tablosu çizerek;
'Bu gelin , erkek kardeşimi benim kocamı  mutlu ettiğim gibi mutlu edemezse, onun saçını başını yolarım' mesajı verirler.












6- Meraklı komşu teyzeler

Düğünde kim ne takmış, kaynana neye kızmış, gelinin suratı niye asıkmış, damat ne iş yapıyormuş, gelin kaç yaşındaymış, yoksa gelin çok mu kartmış,  damadın ilk evliliğimiymiş,  kim kimden boşanmış, görümcenin poposu sepet gibi miymiş, eltiler niye kavga çıkarmış, bu kız bekarsa oğluna alsa mıymış vs... Bir kenarda oturup düğünün kritiğini yapan komşu kadınlardır.
Ağızları torba değildir. Büzemezsiniz.









7- Halay çeken tipler

Düğün boyunca hep o anı beklerler. Saatlerce mezdeke ya da ankara misket eşliğinde oynamak onlar için yeterli değildir. İllaki düğünün sonunda ortaya dökülüp, her yeri ter ve yanık naylon çorap kokusuyla kokutmak isterler. Düğünün sonunda halay çekmiş olmanın mutluluğuyla düğün salonunu terk ederler.






8- Düğün salonu şarkıcısı

Kimse onun sanatına, sesinin güzelliğine, ne giydiğine  dikkat etmez. Herkesin tek istediği oynak bir şeyler söylemesidir.
O ise bir gün keşfedilme arzusuyla, boynu bükük  şarkılarını söyler, sanatını icra etmeye çalışır.
Düğün salonunda şarkı söyleyerek keşfedilen tek kişi de, Tarkan'dır. Bunu bildiği için, içinde hep bir umut taşır.



9- Düğün pastası

Nasıl da traş köpüğü gibi bir kreması vardır o pastanın  değil mi? Şimdilerde moda oldu. Gelin ve damat keser gibi yapsınlar ve önünde fotoğraf çektirsinler diye salona   kartondan süslü, janjanlı, ışıklı, kıpraşlı bir pasta getirilir ama misafirlere ikram edilen berbat bir pastadır.
Hem de pastayı bıçak sırtı, düdük kadar  kesip önünüze getirirler.
'Yahu o kadar çeyrek altın taktık. Dilimi biraz büyük tutaydınız vicdansızlar!'

10- Gelinin babası

Kıyamam ben sana.
Bir köşede oturup olan biteni seyreder. Biricik kızını gelin eder. Hanımı ne derse onu yapar, nerede durmasını isterse oraya gider oturur. Tüm dedikodulardan, entrikadan bi haber, gözleri dolu dolu gelin olan kızını uzaktan seyreder. Düğün salonlarında görebileceğiniz en hakiki insandır.













'





0 yorum :