8 Nisan 2017 Cumartesi

Yazmalı yazmalı ama ne yazmalı? Geriye parçası kalmayan  Cumhuriyet Bayramı'nın ''Aman nesine geldim'' mi yazmalı? Dönülmez akşamın ufkunda  yolun yarısına geldiğim için, İstanbul'un bütün meyhanelerini dolaşacak halimin olmadığını mı yazmalı? Her geçen gün, Cahit Sıtkı'yı daha iyi anladığımı mı yazmalı?
''Ayva sarı, ben sarı, nar kırmızı sonbahar, ne dönüp duruyor havada bu kuşlar, biri mi öldü anlamadım, hanimiş musalla taşım, vah benim dertli başım!'' diye türkü mü çığırmalı?

Yoksa hep sinirime dokunan gündeme dokundurup, düğünlerde göbek atmama cezasına çarptırılan bacıma ağıt mı yakmalı? Spor yaptığım için doping mi almalı?

-Aylin! Akşama yemekte ne var hayatım? 
-Biraz efedrinli musakka, anabolik steroidli barbunya, sonra da amfetaminli cacık yaptım kocacım. 

Yazmalı yazmalı ne yazmalı? Altından girip, üstünden çıkmalı. Üstünde biraz soluklanıp, bir sigara tellendirmeli. Sigarayı tellendirirken, paketin üstündeki ''SİGARA ÖLDÜRÜR ALLAHIN GERİZEKALISI'' yazısını okumalı. Sigaradan bir nefes aldıktan sonra, pakete bakıp ''SENSİN GERİZEKALI!'' demeli.
Sigaranın zararlarından mı bahsetmeli acaba? Ben sigaradan daha zararlıyımdır, yoksa bunu mu itiraf etmeli?

Bence bugün, bir bilim adamı olamamanın verdiği kompleksle, bilim adamlarıyla dalga geçmeli. Bugün internette dolaşırken gördüğüm bir haber beni çok sarstı.
Cidden bak. N.Ş.A 'da beni Richter ölçeğine göre zerre kadar sarsmayacak bu haber, nedense bugün beni çok sarstı. Tünel kalıp sistemine göre inşa edilmedim mi nedir?


Her derde çare bulan, aya şebek yollayan, kadınlarının popolarındaki yağları vakumlayıp, aynı yağı yüzlerindeki kırışıklıklara enjekte etmeyi bile icad eden bilim adamlarının, akıl sır erdiremediği 10 olgudan bir kaçına değinmek istiyorum. Bir de ben uğraşayım bakalım. Belki de ben çözerim.

Beden ve zihin bağlantısını çözmeye çalışan bilim adamları, plasebo adı verilen, aslında ilaç olmayan, bir ilaç aldıklarından habersiz deneklerin, nasıl olup da iyileştiklerine akıl sır erdiremiyorlarmış. Hastaların, dertlerine derman olacak bir hap ya da şurup içtiklerini düşündüklerinden kendilerini daha iyi hissettiklerini, üstelik etkinin kimi zaman bununla da kalmayıp, tıbbi belirtilerde de düzelme görüldüğünü saptayan bilim adamlarının kafası çok karışıkmış.

Aman ne büyük bir problem.

Benim burada gördüğüm tek problem, deneklerin salak olması. Plasebo etkisinin tecelli ettiği bu deneklerimiz, hem ne aldığından habersiz, hem de preslenmiş pirinç ununu içtiklerinde kendilerini iyileşmiş hissediyorlar. O kadar salaklar ki, iyi hissetmekle kalmıyorlar, gerçekten iyileşiyorlar. Demek ki DNA düzeyinde hücresel bir salaklık söz konusu.

Peki aynı deneklere hiçbir etkisi olmayan bir madde verilse, denek ilacı içtikten sonra doktor karşısına geçip,

-Az önce içtiğin kapsülde fare zehiri vardı. Biraz sonra öleceksin! Nihohohoho diye yalan söylese , bizim denek ölecek mi?

Habere göre ölümden sonra yaşam, hayaletler, deja vu ve UFO konuları da, bilim adamlarının çözümleyemediği olgular arasındaymış.

Bilim adamları hayaletler konusuna bir açıklık getirememişler. Kesin olarak ispatlanmadığı halde, pek çok insanın gördüğünü iddia ettiği hayaletleri çözümlemeye çalışmakla hata ediyorlar. Meseleyi bizim ülkemize getirip, herhangi bir özel kanalın masasına yatırsalar, ortada sorun kalmaz. İki reklam kuşağı arası meseleyi hallederiz.

Öyle ki, bizim ülkemizde bu meseleyi çözecek uzmanlar fazlasıyla var. Zekeriya Beyaz'a, Medyum Memiş'e sormak akıllarına gelse, bu kadar kafa patlatmak zorunda kalmayacaklar.

-Zekeriya hocam hayalet diye bir şey var mıdır? 

-Vardır. Oruçluyken eşinizin hayaletiyle öpüşmek de caizdir. 
-Peki tanımadığımız bir hayaletle öpüşebilir miyiz? 
-Lütfen olayı magazinleştirmeyelim. 
-Peki hocam şeytan çıkartma hakkında ne düşünüyorsunuz? 
-Onları ecnebiler çıkartıyor. 
- Biz de çıkmaz mı? 
-Ne çıkmaz mı? 
-Kan beynime çıktı hocam! Şeytan diyorum şeytan! 
-Şeytan çıkarmak bizde caiz değildir. Bizde  çıksa çıksa cin çıkar. 
-Hocam hayaletlerden bahsediyorduk. Konu dağıldı. 
-Hayalet de çıkartırız sorun değil. 

Medyum Memiş lafa atılır.

-Şimdi ben sana buradan bi çakarım! İşkembeni çıkartırım.

UFO meselesine gelirsek, yeryüzünde kimliği belirsiz  çok cisim gördüm ama gökyüzünde görmek henüz kısmet olmadı.

Ancak bir yandan koskoca kainattı düşünüyorum, sonra da bu kainatta, bir gezegenin üzerinde yaşayan bir dünya dolusu insanı düşünüyorum. Sonra diyorum ki;
Koskoca kainat bu kadar gereksiz insanların oturup, birbirlerini yemesi için yaratılmış olamaz. Muhakkak daha iyi bir yerler vardır. 

Varlığı ispatlanan başka galaksilere, apandisit muamelesi yapmak doğru olmaz öyle değil mi?


-Siz ne diyorsunuz Zekeriya Beyaz hoca? 
-Caizdir caizdir. 
-Hocam caiz olan nedir? 
-Uzaylıyla öpüşmek caizdir. 
-Melih Gökçek'e bi soraydık.
-Caizdirrrrrr!
-Hocam sen de iyice işin suyunu çıkardın he!